ULUSAL UTANÇ

0
140
-Article Top-

Boğaziçi Üniversitesi İslam Topluluğu tarafından düzenlenen seminere
konuşmacı olarak katılan Yunan Yazar Andreas Tzortzis, katılımcılara
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal
Atatürk ve yol arkadaşlarını kast ederek “Allah’ın dostları mı? Şeytanın
dostları mı?” şeklinde soru yöneltiyor.

Bu zat-ı muhteremi dinlemeye giden aklı evveller ise ağızlarından salyalar
akıtarak Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşlarını şeytanın dostu ilan
ediverdiler.

-Article Inline-

İşte bu yaşananlar; Mavri Mira Cemiyeti, Pontus Rum Cemiyeti ve Etnik-i
Eterya Cemiyeti gibi cemiyetlere destek verenlerin kalıntılarının halen
daha bu topraklar üzerinde faaliyetlerine devam ettiğinin göstergesidir.

O dönemde ki amaçları bu coğrafya üzerinde yaşayan azınlıkları kışkırtmak,
“Büyük Yunanistan” hayalini gerçekleştirmek ve Bizans İmparatorluğunu
yeniden diriltmekti.

O gün “Hasta adamı” yorgun ve bitap görenler, savunmasız olduğunu
düşünenler bugün yine aynı amaç ve ideallerini gerçekleştirmek için bu
topraklardalar. Bundan yıllar önce; Bu düşünceye sahip olanlar çapayla,
odunla, bıçakla, tekmeyle, tokatla, silahla, kavgayla ve mücadeleyle
karşılandılar.

Bugün; Ülkemizin en güzide eğitim yuvalarından bir tanesinde, kahraman
gibi, alkış ve tezahüratlarla karşılanıyorlar…

Amaçları ne?

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin halen daha sağlam temeller üzerinde
durmasına olanak tanıyan, Mustafa Kemal Atatürk’ün hatıralarını ve
ideallerini silip, yok etmek.

Şakşakçıları kim?

Mavri Mira’nın, Pontus Rum Cemiyeti’nin, Etnik-i Eterya’nın torunları…

Gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içerisinde bulunanların torunları, bugün
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve onun
temsil ettiği değerlere ağza alınmayacak hakaretlerde bulunuyorlarsa; “Ya
İstiklal, Ya Ölüm!” diyenlerin torunlarına da en az diğerleri kadar cesur
olmak yakışır.

Eğer bugün şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle
bağdaştıranlar bu kadar korkusuzca ve açıkça değerlerimize hakaret etme
haklarını kendilerinde görebiliyorlarsa, ve ne yazık ki halen daha bu
terbiyesizliğin herhangi bir sonucunun olmadığını oturduğumuz yerden
hayıflanarak izliyorsak; Sana da, bana da, bize de yazıklar olsun
arkadaşım.

Mücadele etmek zorunda olduğumuz bu anlayışın hangi alçak yollara
başvurduğunu gördükçe hayıflanmak bizi çözüme götürmeyecek.

Bizi çözüme götürecek olan yegane şey; Kendimizi tanımaktan geçiyor. Önce
kendimizi, kendi isteklerimizi ve kendi potansiyelimizi keşfetmeliyiz.

Tüm bu olanları bir köşeden üzüntüyle, kaygıyla, endişeyle takip ediyorsan
ve ne yapacağını bilemiyorsan lütfen şu sözü hatırla;

“İşte, tüm bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk İstiklal ve
Cumhuriyeti’ni kurtarmaktır”

Çaresiz misin?

Yorgun musun?

Umudun mu yok?

O halde, dinlemeye devam et;

“Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur”

Unutma!

Yalnız değilsin…

-Article Bottom-

CEVAP VER

Yorumunuzu ekleyiniz!
Lütfen adınızı giriniz